|
SON DAKİKA
Egemen Bağış Irish Times ve Ta Nea’ya Demeç VerdiDevlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, bazı AB üyelerinin, Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkma nedenlerini gizlemek için Kıbrıs sorununu kullandığını belirtti
"Bazı AB üyeleri, Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkma nedenlerini gizlemek için Kıbrıs sorununu kullanıyor" ifadesini kullanan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AB'ye üyelik sürecinde herhangi bir özel lütuf ya da fazladan yük istemediklerini, Türkiye'nin beklentisinin sadece adil bir müzakere süreci olduğunu belirtti. AB için Kıbrıs'tan, Kıbrıs için de AB'den vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Egemen Bağış, Türkiye'nin her iki konuda da haklı nedenleri bulunduğunu ve uygun bir çözüm arayışını sürdüreceklerini kaydetti. Türkiye'nin, son yıllarda büyük aşamalar kaydettiğini belirten Bağış, "Tıpkı bugünün Türkiye'sinin dünden daha iyi durumda olması gibi, yarının Türkiye'si de bugünden daha iyi olacak" açıklamasında bulundu. İrlanda gibi, hükümetleri Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecine destek veren bazı ülkelerde, resmi tavrın her zaman halkın görüşleriyle uyuşmadığını kaydeden Egemen Bağış, "Türkiye, müzakere sürecini tamamladığında çok farklı bir ülke olacak. O zaman İrlanda halkının fikirleri de diğer AB halklarının fikirleriyle birlikte değişecek" ifadesini kullandı. Egemen Bağış, "Türk halkının AB'ye üyelik sürecine verdiği desteğin azaldığı ve Türkiye'nin yönünü Doğu'ya çevirdiği" yönündeki değerlendirmelerin sorulması üzerine, Türkiye'nin Doğu'daki ülkelerle ilişkilerini geliştirmesinin, AB hedefinden uzaklaştığı anlamına gelmediğini kaydetti. "Türkiye batının en doğusu, doğununsa en batısıdır. Bu böyleydi, böyle olmaya da devam edecek" açıklamasını yapan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, şunları belirtti: "Türkiye yüzyıllar boyunca Doğu ve Batı arasında bir köprü olarak görüldü. Bir köprünün dayanıklı olabilmesi için 4 sağlam ayağa ihtiyaç var. Türkiye'nin yaptığı, doğu, batı, güney ve kuzey ayaklarını aynı anda sağlamlaştırmaktır. Avrupa'nın şimdi bu köprüye hiç olmadığı kadar ihtiyacı var. Devlet Bakanı Ve Başmüzakereci Egemen Bağış Yunan ''Ta Nea'' Gazetesine Demecinde ise:''Sorunları Fırsatlara Dönüştürebiliriz'' ''Türkiye'ye Baskı Uygulamakla, Tehdit Etmekle Kimse Birşey Elde Edemez'' Dedi. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye ile Yunanistan arasında sorunların fırsatlara dönüştürülebileceğini belirtti. Egemen Bağış, Atina'da yayımlanan ''Ta Nea'' gazetesine verdiği mülakatta, Türkiye-Yunanistan ilişkileri, AB Komisyonu'nun Türkiye İlerleme Raporu ve Kıbrıs meselesine değindi. Egemen Bağış, ''Sorunları fırsatlara dönüştürebiliriz. Teknik konularla uğraşan gruplarımızın olması önemli fakat sorunların yüzde 99'u, Türkiye'nin AB üyesi olacağı gün çözümlenir'' ifadesini kullandı. ''Atatürk ile Venizelos döneminden bu yana ilk kez iki ülkede birbirini anlayan ve birbirine saygısı olan liderlerin bulunduğunu'' Bağış, ''Daha önce, ya varlıkları eşzamanlı değildi ya da gerekli halk desteğine sahip değillerdi. Tango iki kişi içindir. Şimdi sayı iki ve zaten dans ediyoruz'' açıklamasında bulundu. Egemen Bağış, ''Sorunların çözümlenmesi durumunda Ege ile Doğu Akdeniz'in, ilgili tüm ülkeler için bir turizm ve gelir cenneti olabileceğine'' ilişkin inancını da ifade etti. Egemen Bağış, ''Uygun bir zaman dilimi içinde sorunlar çözümlenmezse, Türkiye'nin nasıl davranacağına" ilişkin soruya, ''Bu süreçte iki başbakana da destek vermeliyiz fakat aynı zamanda onları çözüm platformunu seçmeye bırakmalıyız. Türkiye büyük çözüme daima hazırdır. Fakat belki de önce daha büyük bir çözüme, bir çözüm paketi formülüne yönlendirecek küçük bir şeyi çözümlemeliyiz'' yanıtını verdi. AB Komisyonu'nun geçen hafta açıklanan İlerleme Raporuna ilişkin de yorumu alınan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Raporların o kadar da önemli olmadığını'' belirterek, ''Elbette bir ülkenin röntgenidir fakat tam bir fikir edinmek için öncekilerle karşılaştırılmalı'' ifadesini kullandı. ''Türkiye'nin bir dizi AB üyesi ülkeyle kıyaslanması durumunda birçok açıdan daha iyi olduğunun ortaya çıkacağı'' görüşünü dile getiren Bağış, şunları belirtti: ''Örneğin insan hakları alanında Romanları sınır dışı eden ülkelerden çok daha iyiyiz. Kısa bir süre önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ihtiyaçlarını karşılamamasından dolayı onlardan özür dilemişti. Öte yandan, ekonomi alanında da kalkınma oranımız çok yüksek. Yılın ilk altı ayında yüzde 11 oldu. Bu da birçok Avrupa ülkesinin oranından daha yüksek.'' Egemen Bağış, bir soru üzerine, ''Dini kurumlarımıza unvan vermek bizim işimiz değil. Kurumlarını nasıl tanımlayacağına, Hristiyan dünyası karar verir. Fener'in (Rum Patrikhanesi) bizde olmasından gurur duyuyoruz, bizi zenginleştiriyor. Fakat bu Hıristiyanlık camiasının bir iç konusu. Bizim işimiz dini görevlerini yerine getirmeleri yönünde koşulları yaratmak'' ifadesini kullandı. ''Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılması'' konusuna da sorular üzerine değinen Egemen Bağış, ''Konu üzerinde çalışıldığını'' kaydetti. ''Limanların açılmasına'' ilişkin soru üzerine Egemen Bağış, ''Türkiye'ye baskı uygulamak, tehdit etmekle kimse birşey elde edemez. Türkiye'ye AB yoluyla baskı uygulanması yanlıştır'' açıklamasında bulundu. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, şöyle devam etti: ''Türkiye'nin yıllardır geçici bir çözüm yönünde birçok alternatif düşüncesi oldu. Bunu da 2004 yılında, AB Konseyi Kıbrıslı Türklerin tecridine son verileceğini, başka bir ifadeyle Tayvan gibi, tanınmadan ticaret yapabileceğini söylediği için yaptık. Kararı sadece bir AB üyesi ülke uyguladı. Kıbrıslı Rumlar günlük düzeyde Kuzey Kıbrıs'a gidip geliyor. Fakat diğerlerine bunu yapma izni vermiyorlar.'' ü''NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in Avrupa güvenlik ve savunma konularında Türkiye ile özel bir ilişki şekillendirmek amacıyla gündeme getirdiği öneri paketi hakkında'' da görüşü alınan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Önce Kore'de daha yakın bir zamanda ise Bosna, Lübnan, Afganistan, Kosova ve dünyanın başka yerlerinde NATO üyesi olarak hayatlarımızı feda ettik. Avrupa değerleri için ölmeye layıksak bu değerleri paylaşmak ve AB'nin savunma konularına ilişkin kararlarda yer almak için neden layık değiliz? Avrupa'nın en güçlü ordusuna sahibiz, her savunma planında birlikteyiz, fakat karar masasında bulunmuyoruz''
İLGİLİ HABERLER
İlgili Haberler
|
|