G-302868

SOL1 -->

SOL 2 -->

SOL 3 -->

SOL 4 -->

SOL 5 -->

sağ dikey 1 -->

sağ dikey 2 -->

sağ dikey 3 -->

17 Temmuz 2018 Salı

İşte Yeni Bakanlar

Rububiyet Tevhidi

02 Temmuz 2018, 03:05
Bu makale 43 kez okundu
Rububiyet Tevhidi
Mehmet Tevfik Aktulum

 Rububiyet Tevhidi; Cenab’ı-Allah (C.C.)'ın bu kainatın tek Maliki ve Rabb’i olduğuna, dualara yalnızca O'nun icabet edeceğine inanmaktır.

Cenab’ı-Allah (C.C.) Kur'an'ı Kerim'de Rabubiyet Tevhidini beyan ederken şöyle zikretmektedir

“Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla. Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. O, rahmândır ve rahîmdir. Ceza gününün mâlikidir. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. Bize doğru yolu göster. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!” (Fatiha Süresi - Diyanet Vakfı Meali)

"Hamd; göklerin, yerin ve Alemlerin Rabbi olan Allah içindir." (Casiye Süresi, Ayet-36)

Tevhidin bu türü Yüce Kitabımız Kuran’ı-Kerimde çok açık olarak ve birçok yerde geçmektedir.

Çünkü Rububiyet Tevhidi, Tevhidin diğer türlerinin temelini oluşturmaktadır.

Zira kainatı ve tüm mahlukatı tek başına yaratan, mülkün sahibi ve hükümranı olan zata ancak ibadet edilir, O (C.C.)'na boyun eğilir, yalnız O (C.C.)'na hamd ve şükür edilir, yalnız O (C.C.)'na dua edilir, yalnız O (C.C.)'ndan yardım istenir ve O (C.C.)'ndan medet umulur.

Cenab’ı-Allah (C.C) kainatı yarattıktan sonra onu kendi haline bırakmıyor. Bu aşamanın akabinde tamamen tasarrufu altında tutuyor.

Rububiyet Tevhidinin realitesinin net şekilde belirgin olmasının yanı sıra, insanların bilerek veya bilmeyerek birden çok ilahın varlığına inandıkları görülmektedir.

Geçmişte mevcut olan bu durum ne yazık ki günümüzde de aynen mevcut durumdadır.

Burada genel olarak günümüz Müslümanları arasında yaygın olan bunun yanı sıra Kur’an-ı Kerim’in dikkat çektiği Rubuviyet Tevhidine ters durumları değerlendirmeye gayret göstereceğim.

İnsanlık hayatının başlamasıyla Tevhidin Rububiyetinin önem teşkil ettiğini görüyoruz. 
Henüz ilk insan, babamız Hz. Adem (A.S) ile annemiz Hz. Havva’nın Cenabı Allah (C.C)’nin emrinin dışında davranmalarından dolayı dünyaya indirildikleri malumumuzdur.

Yüce Kitabımız Kur’an’ı-Kerimin dünyada insanlık tarihinin başlamasıyla beraber tarihi süreç içerisinde sapık kavimlerin, Tevhidin Rububiyetiyle ilgili açıklamaları ve bunları hangi yönleri ile reddettiği, ayrıca insanlığa nasıl bir Tevhidi Rububiyet düşüncesini emrettiği konusunu Yüce Kitabımız Kur’an’ı-Kerim kitabımıza başvurmanın en kesin ve doğru bilgi olduğunu vurgulamamız yerinde olacaktır.

Kur’an-ı Kerimde bunun birçok numuneleri ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Dileyen geniş malumat sahibi olabilir.

Hz. Nuh (A.S)’un kavmi, Semud kavmi, Hz. İbrahim (A.S) kavmi ve Nemrud, Hz. Lut (A.S)’un kavmi, Hz. Şuayb (A.S)’in kavmi, Firavun ve hanedanı, Yahudi ve Hristiyanlar, Arap müşrikleri.

Günümüz dünyasında Sekülerizm, Kapitalizm, Materyalizm, Faşizm, Siyonizm, Komünizm, Liberalizm, Mistizim… gibi birçok beşeri dünya görüşlerinin varlığını sıralamak mümkündür.

Mü’min-kafir herkes, Cenab-ı Allah (C.C.)’ın tabiat kanunlarını düzenlemesinde hemfikirdir.

Dünya tarihinde insanlık hayatının bilinmesinden beri, Yüce Allah (C.C.)’ı inkar eden hiç bir topluluk görülmemiştir.

Rubuviyet Tevhidinden sapma; genellikle insanların gereksinimlerini giderme ve yardımlarına koşma gibi konularında peygamberleri, melekleri, evliyaları, şeyhleri veya cinleri Cenab-ı Allah (C.C.)’ı ortak etme veya içtimai düzenleme yetkisini O (C.C.)’ın dışında olan kişi veya mercilere verme durumunda olur.

Bu konuda Yüce Allah (C.C.) Peygamberlerin gönderilmesinin sebebini Ayet’i-Kerimede açıklamaktadır.

“And olsun ki her ümmete: ‘Allah’a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının’ diyen peygamberler göndermişizdir”. (Nahl suresi, Ayet-36)

Ayet’i-Kerimede belirtildiği üzere, direkt Cenab’ı-Allah (C.C.)’ın varlığının delilleri değil, O (C.C.)’a ortak koşma konusu ele alınarak Rubuviyet Tevhidi hatırlatılmıştır.

Kişinin şeyhini, seydasını, abisini, reisini patronunu, liderini, başkanını, hocasını, nefsini parasını, malını, makamını, mevkisini, tabusunu türünden sonradan sahibi olduklarını ön planda tutması Rubuviyet Tevhidiyle nasıl bağdaşır?

Yine kişinin cemaat, kisve, grup, dernek vakıf, hizip, parti, fırka türünden aidiyetinin istek ve emirlerini öncelik kabullenmesi Tevhidin Rububiyetiyle izahatı mümkün mü? 
Rubuviyet Tevhidi gerektirdiği hayatın çerçevesinde düşündüğümüzde; günümüz dünyasında mezarlardan medet umma, ölülerden yardım dileme, şeyh-mürit ilişkisi ikilemindeki (Hinduizm ve Budizm'de olduğu gibi) rabıta, yani kalbi bağlılık, şeyhin alnında müridine ilham olan nur gibi, tamamen sapıkvari durumları tahayyül etmek dahi nasıl olur? Varın düşünün...

Bir insan dese ki benim Cenab’ı-Allah (C.C.) ile özel bir ilgim var, ben Cenab’ı-Allah (C.C.)’ın seçkin kuluyum. Bana özel nur geliyor; siz de kalbinizi kalbime, beyninizi beynime verin ki benden size gelen yansıma; kalbinizi, beyninizi temizlesin. 
Söz gelimi bunu diyen bir insanın ya aklında bir problem vardır, ya da beyinsel veya ruhsal bir problemi. 
Belki de bilerek dengesiz davranışlarda bulunuyor düşüncesi söz konusu edilebilir.

Halbuki kulluğun gereği, namazın her rekatında okuduğumuz Fatiha Suresinde, "yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz" demiyor mu?

İnsanların çoğunun şirke girmelerinin sebebi ibadet edilmeye sadece Cenab’ı-Allah (C.C.) layık olduğu halde, Cenab’ı-Allah (C.C.) ile beraber başkalarına ibadet etmeleridir.

Gayret, cehd ve tevekkül bizden; Tevfik, inayet ve hayır Yüce Rabbimiz Cenabı Allah (C.C.)’tandır.

    Yorumlar

SAĞ SÜTUN 1 -->
SON YORUMLAR
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Sitemizi Beğeniyor Musunuz?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
SAĞ SÜTUN 2 -->
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SAYFALAR
e-gazete
  • Güne Bakış Gazetesi - 16 Mayıs 2018 Manşeti
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV
SAĞ SÜTUN 3 -->