Tikritli diktatör Saddam Hüseyin’den çok çekmiş olan mazlum Irak halkı, ABD’nin Irak’a girmesiyle diktatörlük ve zulüm döneminin geride kalacağını düşünüyordu.İnsanlar özellikle savaşın başlarında en masum insandan en entelektüel insana kadar Saddam Hüseyin’in heykellerini yıkmaya adamıştı bilinçlerini.Oysa ABD özgürlük vaadiyle geldiği Irak’a acı,göz yaşı,ölüm ve kandan başka Irak bütünlüğüne kast eden sekteryan hizipçi anlayışı getirdi.ABD Irak’ın fay hattı olan etnisite ve mezhepsel farklılıkları,ayrıştırma paydasında birleştirdi.Kendi Irak terminolojisini oluşturan ABD Irak’ı Sünni,Şii,Kürt gruplamasıyla şekillendirdi.ABD’nin fiili olarak Irak’tan askerini çekmesiyle,Irak’ın daha huzurlu ve güvenli olacağını düşünürken biz ABD’nin geride bıraktığı sekteryan anlayış meyvelerini vermeye başladı.Neredeyse ABD karşıtı müslümanlar bile ABD’nin bölgeden çekilmesini istemez olacaktı.Bölge ülkeleri ise Irak üzerinde stratejik ve farklı politik hesap içindeler.komşu İran ülkedeki Şii anlayışı kontrol etmeye çalışırken,Irak Sünni anlayışı ise medeti Arap birliği ve Suudi Arabistan’a bel bağlamakta buluyor.Kürtlerin ise durumu daha grift.Kürtler bir taraftan ABD ile stratejik iş birliği içindeyken diğer taraftan bölgesel hükümet Ankara ile iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor. Bu ilişkinin temelini ise kandilde yuvalanmış PKK gerçeği belirliyor.Görünen o kiABD onarılmaz fay hatları açarak bölgeyi daha da istikrarsızlaştırdı.Şimdi SaddamHüseyin karşıtları ,bile Saddam dönemi düzeni arar oldu.”Ne acı ki Müslümanlar batı anlayışı ve haçlı zihniyeti karşısında uyanık olmayı ve uyanık kalmayı hiç başaramadı.”Bölge eğer tevhidi reaksiyonel tavır ile inancına sahip çıkarsa belki o zaman küfür olmasa bile zulüm Irak’ta son bulacak.